15 TEMMUZ DARBESİ VE TÜRKİYE

 

15 Temmuz 2016 gecesi Fethullah Gülen liderliğindeki sinsi terör örgütü, yani, FETÖ olarak tanımlanan devlet içindeki bir paralel yapılanma halkın %52 oyu ile seçilmiş Devlet başkanının olduğu hükümete karşı darbe teşebbüsünde bulunmuştur. Bu yapı uzun yıllar boyunca devletin askeri, emniyet, yargı, istihbarat ve sair kurumlarına sızıntı faaliyetlerini din adına yürütüyor gibi göstermiş, din ve vicdan özgürlüğünü suiistimal etmiştir. Demokrasinin ilk şartı şeffaflıktır, bu örgüt sinsice faaliyet yürüttüğü için hiçbir şekilde bir sivil toplum kuruluşu da değildir. Bu darbe, demokrasi karşıtı olan bu örgütün Fethullah GÜLEN liderliğinde İRAN benzeri bir devlet kurma amacının yansıması olmuştur. Örgüt, uzun yıllardır Amerikan himayesinde dünyanın çeşitli ülkelerinde açtığı okullarındaki mensuplarıyla global ajanlık sistemi kurmuş. Bulundukları ülkelerin ulusal sırlarını yabancı istihbarat örgütlerine aktarmıştır. Dünya üzerindeki okul adındaki istihbarat toplama merkezleri ile Müslümanlara ve diğer ülkelerin halklarına karşı en büyük ihanet şebekesini kurmuştur.

Bu terör örgütü, ABD’de 9/11 olaylarında olduğu gibi, masum halka saldırmış, yakınlarımızı ve sevdiklerimizi çocuk, kadın, erkek demeden öldürmüştür. Masum halka tanklar, savaş uçakları, savaş helikopterleri ve ağır makinalı silahlarla ateş etmiş, bomba atmış, tanklarla ezmiş 241 sivili hunharca katletmiş, yaklaşık 2.000 kişiyi de yaralamıştır. Bu örgüt meşru hükümete destek olanlara karşı bir soykırım suçu işlemiştir.

Bilinmelidir ki, İslam dininde devletin kurumlarını böyle sinsice ele geçirmek gibi bir gaye yoktur. Bir barış dini olan İslamiyet, terörün her türlüsünü yasaklamaktadır. Kur’an “bir insanı öldüren bütün insanları öldürmüş gibi olur” diyerek Müslümanlara bir başkasını öldürmeyi yasaklamıştır. Türkiye Cumhuriyeti içinde, demokratik bir hak olarak, İslam’ı yaşamaya hiçbir engel bulunmamaktadır. Ancak adı geçen örgüt İslam’ın adil ve özgür düsturlarına rağmen İslam’ı istismar ederek sempatizanlarını terörize ederek hükumetimize karşı kışkırtmış ve hain bir saldırıya girişmiştir.

Başarısızlığa uğratılmış bu silahlı askeri darbe girişimini, 72 farklı millet ile yoğrulmuş Türkiye halkı göğsündeki sarsılmaz iman ve vatan sevgisi ile kahramanca durdurmuştur. Gözünü kırpmadan tankların, tüfeklerin ve zalimlerin karşısına çıkarak ‘bir vatan nasıl müdafaa edilir / özgürlük mücadelesi nasıl verilir’ tüm dünyaya göstermiş, özgürlüğünü canı pahasına da olsa korumuştur. Böylece görülmüştür ki, inanç maddi güçler ile karşı konulamaz bir manevi güce sahiptir. Türkiye tarihi bu gücün tabloları ile doludur. Türkiye halkının neredeyse tamamını temsil eden siyasi partiler darbeye karşı birlik olmuş ve birlikte hareket etmiş, siyasi parti farkı gözetmeksizin tüm halkımız darbeye karşı birlikte protesto gösterileri yapmıştır.

Bütün bu olaylara rağmen ekonomimiz hiçbir olumsuzlukla karşılaşmamış, son 15 yılda yapılan ekonomik reformlar neticesinde güçlü Türkiye ekonomisi bu olaylara karşı direnç göstererek başarılı olmuştur. Ekonominin bütün kesimlerince, yatırımların devam edeceği de çok açık olarak ifade edilmiştir. Türkiye, 50 Milyar $’lık yatırımla inşa edilmekte olan 3. hava limanı örneğinde olduğu gibi, bu bölgede en büyük yatırımları yapan, ekonomik ve siyasi istikrarını sağlamış ülke olmaya devam edecektir.

Bu darbe girişimi ile Ortadoğu bölgesinin politik ve ekonomik olarak tek istikrara sahip güçlü ülkesi olan Türkiye, bir kısım akbaba tabiatlı ülkelerin desteği ile ele geçirilmeye çalışılmıştır. Bu teşebbüs ile Ortadoğu bölgesinde insanlık dışı uygulamaların şiddetini artırmak isteyenlere karşı Türkiye bir siper olmuştur.

Darbeyi bir gecede akim bırakan Türkiye halkı politik ve ekonomik istikrarını daima devam ettirecektir. Bu teşebbüsler ne devlet kurumlarımızın, ne de özel kurumlarımızın faaliyetlerini durduramayacaktır. Türkiye halkı devletinin ve vatanının başında nöbettedir.

Türkiye vatandaşları olarak adaletimize, hürriyetimize, politik ve ekonomik istikrarımıza yapılan bu darbe girişimini kınıyor ve sonucu demokrasiyi lağvetmek, devlet yönetimini bir avuç cuntacıya teslim ederek despot bir devlet yönetimi sunan her darbeye karşı olduğumuzu tüm dünyaya duyuruyoruz.

Anadolu evlatları hiçbir zaman boyunduruk altına girmemiş ve girmeyecektir. Yaşasın hürriyet, demokrasi ve adalet.

Siz de bu değerleri benimsiyorsanız bu bilgileri yakınlarınız ile paylaşmanız bizi onurlandıracaktır.

Darbe Karşıtı Türkiye Vatandaşları